Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

3 Nisan 2013 Çarşamba

Eski Mısır buluşlar ve icatlar zaman çizelgesi



Hanedan Öncesi 

MÖ 4500: Senet, dünyanın en eski masa oyunu.
MÖ 4500: Fayans ve Seramik, dünyanın ilk toprak çanağı.
MÖ 4500: Kumaş, dünyada bilinen ilk kumaş üretimi.
MÖ 4500: Mısır (bitki), dünyanın ilk mısır unu ve yağı üretildi.
MÖ 4300: Papirus, Papirus bitkisiyle dünyanın ilk bilinen kağıdı.

Hanedanlar Dönemi 

MÖ 3300: Tunç işler (bknz: Tunç Çağı)
MÖ 3200: Mısır hiyeroglifleri, tamamen geliştirilmiştir (bknz: Mısır'ın ilk hanedanı)
MÖ 3200: Ondalık sistem, dünya daki ilk kullanımı
MÖ 3100: Şarap mahzenleri, dünyadaki ilk bilinen
MÖ 3100: Madencilik, Sina Yarımadası
MÖ 3050: Gemi yapımı Abidos'ta
MÖ 3000: Filistin ve Levant'a Nil'den ihracat: şarap (bknz: Narmer)
MÖ 3000: Tıbbi müesseseler
MÖ 2900: muhtemelen çelik: karbon içeren demir
MÖ 2700: Cerrahi, dünya da bilinen ilk
MÖ 2700: Üniliteral işaretler, dünyanın bilinen ilk abecesinin temelini oluşturur
MÖ 2600: Sfenks, bugün dünyanın en büyük tek taştan oluşan heykeli
MÖ 2600: Mavna taşımacılığı, taş bloklar
MÖ 2600: Djoser Piramidi, dünyanın bilinen ilk büyük çaplı taş binası
MÖ 2600: Menkaure Piramidi ve Kırmızı Piramit, dünyanın bilinen ilk granitten yontulmuş işleri
MÖ 2600: Kırmızı Piramit, dünyanın bilinen ilk 'gerçek' yumuşak-kenarlı piramidi
MÖ 2580: Büyük Gize Piramidi; MS 1300 yılına kadar dünyanın en yüksek yapısı
MÖ 2500: Arıcılık
MÖ 2400: Astronomik Takvim, matematiksel düzeni nedeniyle Orta Çağ'da dahi kullanılmıştır
Ciceksepeti_Gulumse_sevgilim at1777_mart_617x150 Image Banner MÖ 2200: Bira[6]
MÖ 1860: muhtemel Nil-Kızıl Deniz Kanalı (12. Hanedan)
MÖ 1800: Abece, dünyanın bilinen en eski
MÖ 1800: Moskova Matematik Papirüsü, frustum hacmi için genel(leştirilmiş) formül
MÖ 1650: Rhind Matematik Papirüsü: geometri, kotanjant analoğu, cebir denklemleri, aritmetik seriler, geometrik seriler
MÖ 1600: Edwin Smith Papirüsü, yaklaşık MÖ 3000'e kadar uzanan tıbbi gelenekler
MÖ 1550: Ebers Tıp Papirüsü, geleneksel ampirizm; dünyanın bilinen ilk belgelenmiş tümörleri (bknz: Tıp tarihi)
MÖ 1258: Barış antlaşması, dünya da bilinen ilk (bknz: II. Ramses)
MÖ 1160: Turin Papirüsü, dünyanın bilinen ilk jeolojik ve topoğrafik haritası
MÖ 5. yüzyıl-MÖ 4. yüzyıl (belki de daha erken): petteia ve seega, savaş oyunları; satranç oyununun muhtemel ataları (bknz: Satrancın kökeni)



wikipedia

2 Nisan 2013 Salı

Cehennem Kapısı Pamukkale’de



İtalyan arkeologlar, Pamukkale’de yapılan kazılarda ‘Cehennem Kapısı’nın bulunduğunu duyurdu. Söz konusu kapı, tanrı Pluto’ya adanan tapınağı temsil ediyor. Tapınak, girişinden çıkan zehirli gazlar nedeniyle cehennem kapısı olarak adlandırılıyor.



İtalyan arkeologlar, Denizli’nin dünyaca ünlü turistik öneme sahip Pamukkale ilçesinde yapılan araştırmalarda, antik eserlerde ‘Pluto’nun Kapısı’ olarak geçen tarihi yapıyı bulduklarını öne sürdü.

Latince’de ‘Plutonium’, Yunanca’da ise Ploutonion olarak adlandırılan Pluto’nun kapısı, Yunan-Roma mitolojisinde yeraltına açılan bir kapı olarak kabul ediliyordu. Yunan filozof ve yazar Cicero ile Yunan coğrafyacı Strabon’un eserlerinde de yer verdiği antik yapı, ‘ölüler dünyasına açılan geçit’ olarak da adlandırılıyordu. Pluto’ya kurban edilmek istenen hayvanlar tapınağa getiriliyor ve zehirli gazlar nedeniyle ölüyordu.

Antik eserler, Frigya döneminde Hierapolis adını taşıyan Pamukkale’de bir zamanlar bulunan tapınağın, çok kötü kokan, öldürücü dumanlar saçtğını yazmıştı.

M.S 24 yılında öldüğü tahmin edilen coğrafyacı Strabon, “Bu yer o kadar güçlü ve sis benzeri bir dumanla kaplı ki, birisi yerleri çok zor görebilir. İçeriye giren her türlü hayvan anında ölümle tanışır... İçeriye serçeler yolladım ve anında son nefeslerini vererek düştüler” yazmıştı.

KEŞİF BU AY AÇIKLANDI
İzlerine geçtiğimiz ayın ortalarında rastlanan ‘Cehennem Kapısı’, İstanbul’da düzenlenen bir konferansta bilim dünyasına açıklandı.

Discovery News’in haberine göre, araştırma ekibinin başındaki Salento Üniversitesi’nden klasik arkeoloji profesörü Francesco D'Andria, UNESCO’nun Dünya Mirasları listesinde yer alan antik Hierapolis kentinde geniş kapsamlı bir araştırma yaptıklarını belirtti. D’Andria, iki yıl önce, Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Filipus’un da mezarını bulduğunu öne sürmüştü.

M.Ö 190 yılında Pergamın Kralı İkinci Eumenes tarafından kurulan Hierapolis, M.Ö 133 yılında Roma İmparatorluğu’na katıldı. Helenistik dönemin temsil edildiği kentlerden biri olan Hierapolis, tapınaklar, tiyatrolar ve kaplıcalarıyla kısa zamanda büyüyen bir kent haline geldi.

Tapınak bölgesindeki harabeler.




    Discovery News’e konuşan D’Andria, “Plutonium’u kaplıcanın yolunu tekrar inşa ederek bulduk. Pamukkale kaplıcaları, bu mağaradan çıkan ünlü beyaz pamuktaşı izler oluşturuyor” dedi.

Araştırma ekibi, büyük olasılıkla yıkılmış antik harabeler arasında bir tapınağın, havuzun ve bir mağaranın girişine indiği izlenimi veren basamaklar buldu. Tapınağın tanımlarına uyan bir keşif yaptıklarını belirten D’Andria, “İnsanlar basamaklardan kurban edilme ayinlerini izlerdi ancak açıklığa yaklaşmazlardı. Sadece din adamları kapının önünde durabilirdi” dedi.

HACILARIN UĞRAK NOKTASIYDI
D’Andria, mağaradan çıkan zehirli gazların hala etkili olduğunu, birçok kuşun sıcak buharlara gitmek isterken aşırı karbonsioksit içeren gazla yüzünden anında öldüğünü belirtti.

Antik eserler, tapınaktan sadece bereket tanrısı Kibele’nin enüklerinin girebildiği belirtti. Strabon, “Nefeslerini tutabildikleri kadar uzun tutuyolarlardı” ifadesini kullanırken, bu köpeklerin ilahi bir güç veya üstün bir fiziksel özelliğe sahip olduğunu öne sürmüştü.

Tapınak harabeleri yakınında ölen bir kuş.

D’Andria, Hierapolis kentinin hacıların uğrak yeri olduğunu ve havuzdan su alarak ibadet ettiklerini, ilahi rüyalar ve kehanetler gördüklerini belirtti.

İtalya’nın Palermo Üniversitesi’nde Roma tarihçisi olan Alister Filippini, Discovery News’e yaptığı açıklamada, “Bu son derece önemli keşif, antik edebi ve tarihi kaynaklardan bulunan bilginin doğru olduğunu gösteriyor” dedi.

Dördüncü Yüzyıl’a kadar ayakta kaldığına inanılan Plutonium’un, Altıncı Yüzyıl’da yaşanan depremlerle yıkıldığı düşünülüyor.



ntvmsbc



Abraxas, Gnostik Tanrı




    Mısırlı bir Gnostik olan Basilides ürettiği ABRAXAS ismi, kadimlerin yedi yaratıcı gücü veya gezegensel meleğini gösteren yedi harften oluşan bir sembol kelimedir. Sampson Arnold Mackey, ismin iki kadim kelimeden türetildiği teorisini ileri sürmektedir: Boğa anlamına gelen ABİR kelimesi ile eksen anlamına gelen AXAS kelimesi. Bu inancı desteklemek için, Dünya'nın kutupların yer değiştirmesi diye bilinen hareketi yüzünden Boğa takımyıldızı'nın
bir zamanlar kutupta olduğu gerçeğini ileri sürmektedir.



    ABRAXAS'ın atını çeken dört beyaz at, solar erkin evrenin her yerine ulaşmasını sağlayan dört esiri sembolize etmektedir.

     ABRAXAS'ın yedi harfli ismi, sembolik olarak onun yedi ışınlı gücünü gösterir. Modern dünya, kadim Gnostik sembolizmi hakkında bildiği her şeyi, Gnostik felsefenin bütün kayıtlarını yok etme amacıyla yola çıkan, fakat ticari değere sahip şeyleri kendilerine saklamak için üzerinde Gnostik sembollerin olduğu mücevherleri ve değerli eşyaları koruyan fanatik insanların tamamına borçludur. Yukarıdaki resim bir inç büyüklüğündeki bir kıymetli taşın üzerindeki işlemenin büyümüş halidir. Gnostik taşlar içeren yüzükler ve diğer değerli takılar, belli ki bütün üyelerinin birbirini tanımak için kullandığı bir şeydi. Bunlar gizli cemiyetler oldukları için yüzüklerin üzerindeki tasarımlar çok küçük ve sırlıydı.



 Tüm çağların gizli öğretileri



31 Mart 2013 Pazar

Tarihin en büyük internet saldırısı yavaşlattı





'Tarihin en büyük saldırısı' interneti yavaşlattı
Uzmanların, tarihin en büyük siber saldırısı olarak nitelediği saldırı sonucunda dünya çapında internetin yavaşladığı bildiriliyor. Bir haftadır yaşanan bu yavaşlama 10 ülkenin polisi tarafından soruşturuluyor.



İstenmeyen e-postalarla mücadele için çalışan bir grup ile sunucular arasındaki çekişme, merkezi alt yapının zarar görmesine yol açtı.



Uzmanlar, Netflix gibi sıklıkla kullanılan hizmetler üzerinde ciddi etkisi olan durumun, bankacılık ve eposta hizmetlerine sıçramasından endişe ediyor.



10 ülkenin ulusal siber polis ekipleri saldırılarla ilgili soruşturma yürütüyor.



İstenmeyen epostalarla mücadele amacıyla Londra ve Cenevre merkezli olarak faaliyet yürüten Spamhaus adlı grup, bu amaçla tehlikeli saldırılar için kullanılan sunucuları ve veri tabanlarını yasaklılar listesine alıyor.



Grup son dönemlerde, çocuk pornografisi ve terörizmle bağlantılı içerik dışında her şeye ev sahipliği yapacağını açıklayan Cyberbunker adlı bir sunucuyu da yasaklılar listesine eklemişti.



'Anonymous ve RedHack buzdağının görünen ucu'

Cyberbunker'ın sözcüsü olduğunu iddia eden Sven Olaf Kamphuis, mesajında, Spamhaus'un pozisyonunu istismar ettiğini ve bu grubun internette neyin yayılıp neyin yayılmayacağına karar vermesinin doğru olmadığını belirtti.


Spamhaus, saldırının arkasında Doğu Avrupa'daki suç örgütleriyle birlikte Cyberbunker'ın da bulunduğunu belirtiyor.



Cyberbunker, BBC'nin konuyla ilgili sorularına henüz bir yanıt vermedi.



ntvmsbc

Samsung’un merakla beklenen son modeli Galaxy S4




S4'ün satış tarihi ve fiyatı belli oldu
Samsung’un merakla beklenen son modeli Galaxy S4, ABD’de 16 Nisan itibariyle satışa çıkacak.


Samsung’un merakla beklenen son modeli Galaxy S4’ün satış tarihi ve fiyatı ortaya çıktı.



Model ABD’de belirli telefon operatörlerinden alınacak iki yıllık kontratlara bağlı olarak 16 Nisan’da 249 dolardan satışa çıkacak.



Telefon Mart ayının başlarında New York’ta dev bir organizasyonla tanıtılmış ancak o zaman fiyatı hakkında herhangi bir açıklama yapılmamıştı.



Samsung’un son modeli için iki yıllık kontratla istenen 250 dolarlık fiyat birçok rakibinden daha yüksek bir rakam.



Apple aynı tarifeyle son telefonu iPhone 5’i 200 dolardan satışa çıkarmıştı.



5 inç genişliğinde ekrana sahip olan yeni Galaxy S4, pek çok başarılı uygulamasının yanı sıra 9 dile çeviri yapabilme özelliğiyle dikkat çekmişti.






ntvmsbc


Facebook'un açıkları





"Facebook'un açıkları"

Facebook'un açıklarından 9 bin dolar kazandı


Elazığ'da yaşayan bilgisayar programcısı İlyas Orak, 4 kez sosyal paylaşım sitesi Facebook'un güvenlik açıklarını bulup 9 bin 450 dolar ödül aldı.



 Elazığ'ın Kovancılar ilçesinde yaşayan bilgisayar programcısı 22 yaşındaki İlyas Orak, 4 kez sosyal paylaşım sitesi Facebook'un güvenlik açıklarını bulduğunu ve siteden 9 bin 450 dolar ödül kazandığını söyledi.



Orak, Gümüşhane Üniversitesi Gümüşhane Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Bölümü'nden mezun olduğunu söyledi.



Küçüklüğünden beri bilgisayarlarla uğraştığını dile getiren Orak, diğer kullanıcıların var olan program ve oyunları kullandığını, kendisinin bu sistemlerin nasıl yapıldığını merak ettiğini belirtti.



Merakını gidermek için önceleri adını bile bilmediği programlama dilini öğrenmeye çalıştığını vurgulayan Orak, bununla ilgili internet üzerinden araştırma yaptığını anlattı.



Programlama diliyle uğraşınca ilk etapta ''hackleme'' hevesi oluştuğunu aktaran Orak, daha sonra ise ''hata bildirimi'' yapmanın daha uygun olduğuna karar verdiğini açıkladı.



İlyas Orak, yaptığı taramalar sonucunda dünyada ve Türkiye'de birçok şirketin ve resmi kurumun internet sitesinde açık bulduğunu, bunların hepsine hatalarla ilgili bildirim yaptığını kaydederek, şöyle konuştu:



''Facebook'ta 4 tane sistem açığı buldum. Hepsini de 'sıfırlama' bölümünde bulmuştum. İlk güvenlik açığının programını yazdım. Bu, hesap hackleme programıydı. Bir hesabı almam, şifresini değiştirmem 5 saniyemi alıyordu. Son bulduğum güvenlik açığı da sıfırlama noktasında hesapların yüzde 80-90'ını etkileyen bir açıktı. Facebook, bunlara yönelik 'Whitehot' adında güvenlik bildirimi kısmı oluşturdu. Biz de oradan bağlantıya geçiyoruz kendileriyle, onlar da bize dönüş yapıp, teşekkür ediyorlar. Geri dönüşleri 15 gün-1 ay arasında sürüyor. Güvenlik bildirimi yaptıktan sonra bir miktar ödül var. Ben toplamda 4 kere ödül aldım, bunlar açığın derecesine göre değişiyor. Ben sırasıyla 2 bin 950, 5 bin ve en son bin 500 dolar ödül aldım.''

Aldığı 9 bin 450 dolarlık ödülü tahsil etmekte zorlandığını belirten Orak, kendisine gönderilen kartın anlaşmalı bankalarının Türkiye'de bulunmadığını, parasını ya yurt dışındaki akrabalarının yardımıyla ya da havaleyle alabildiğini söyledi.

WHITEHOT LİSTESİNDEKİ 9 TÜRK'TEN BİRİSİ


İlyas Orak, sosyal paylaşım sitesinin, güvenlik açığı bulanların isimlerini Whitehot listesine yazdığını, kendisinin isminin de burada bulunduğunu bildirdi.

Listede yer alan 9 Türk'ten 4'ünün adının listeye yazılmasına vesile olduğunu açıklayan Orak, ''Bildirimde bu kişilerin de bana yardımcı olduğunu belirttim ve ödül almalarına aracı oldum'' dedi.

Orak, hiçbir işte çalışmadığını, başvuru yaptığı firmaların ya kendisini umursanmadığını ya da olumlu cevap vermediğini vurgulayarak, iyi bir firmada kariyerine devam etmek istediğini sözlerine ekledi.



ntvmsnbc

Plüton 5 değil, 10 uyduya sahip




Plüton’un beş değil, 10 uyduya sahip





'Plüton’un beş değil, 10 uyduya sahip'

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından gerçekleştirilen bir simülasyon, cüce gezegen Plüton’un beş değil, 10 uyduya sahip olabileceğini gösterdi. Simülasyon, Plüton’u incelemek için görevlendirilen New Horizons uzay aracının Plüton ve uydusu Charon arasındaki bölgeye girdiğinde büyük bir risk alabileceğini öne sürdü.

Güneş Sistemi’nde Neptün’ün ardından gelen cüce gezegen Plüton’un, Charon, Nix, Hydra, S/2011 P 1 ve S/2012 P 1 uydularının yanı sıra, beş tane daha fazla uydusu olabileceği ifade edildi. NASA tarafından gerçekleştirilen simülasyonda, 14 Temmuz 2015’te Plüton-Charon sistemine girmesi beklenen New Horizons uzay aracının, kendini iki gök cismini saran asteorit kaplı bir alanda bulabileceği belirtildi.

Yeni simülasyon, bugüne kadar Hubble Uzay Teleskopu tarafından keşfedilen dört uydunun çok ötesinde kalan, yörüngeleri çok daha büyük olan yeni uydular olabileceğini öne sürdü. Hubble’ın süper-derin görüş alanının ötesinde kalan bu uydular, aynı zamanda çok sönük ve küçük olmaları nedeniyle tespit edilememiş olabilir.

KEŞFEDECEK ÇOK ŞEY VAR

   Discovery News’in haberine göre, Utah Üniversitesi’nden Benjamin Bromley ve Harvard Astrofizik Merkezi’nden Scott Keyon’un gerçekleştirdiği simülasyon, New Horizons’ın Plüton’un yörüngesinden geçişi için birden fazla seçenek düşünülmesi gerektiğini savundu.


  Sorun şu ki, Plüton ve Charon’u saran bölgeye girdiği zaman bir asteorit veya buzul göktaşına çarpması halinde, saatte yaklaşık 57 bin km hızla ilerleyen New Horizons, Dünya’ya bir parça veri bile gönderemeden yok olacak.

Diğer yandan, Plüton-Charon sisteminde keşfedilmesi gereken çok fazla sır var. Ay’ın kütlesi, Dünya’nın kütlesinin yüzde biri. Oysa, Charon’un kütlesi Plüton’un kütlesinin yüzde 12’sine eşit. Bu sebeple, Dünya ile Ay arasındaki ağırlık merkezi Dünya’nın çapı içinde kalırken, Plüton ve Charon ortak bir ağırlık merkezinin etrafında dönüyor ve ‘çift yıldız’ olarak adlandırılıyorlar.

Dahası, Plüton’un son derece dağınık jeolojik yapısının sebebi ne? Gök bilimciler, cüce gezegenin, Jüpiter’in birçok uydusunda olduğu gibi gaz ve tozdan oluşan kozmik bir diksten oluşmuş olabileceğini düşünüyor.







YENİ BİR TEORİ

ABD’nin Boulder Üniversitesi’nden Robin Canup ise daha popüler olan bir teori öne sürüyor. Canup’undüşüncesine göre, Plüton çok eski zamanlada, Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin ötesinde kalan Kuşper Kuşağı nesnelerinden biriyle çarpıştı.

Canup’un hazırladığı simülasyona göre, çarpışmada kütlesi gezegenine kıyasla çok daha büyük olan bir uydunun oluştu. Ayrıca, spiral bir kozmik enkaz, iki kozmik cismin etrafında bir halka oluşturdu.

Simülasyon, çarpışmanın ardından gelen 10 yılda halkanın daha büyük bir hal aldığını, 100 bin yıl içinde ise halkadan saçılan birkaç kilometre çapındaki cisimler önlerine çıkan toz parçacıklarını da çekerek çok küçük uydular haline geldi.

Gök bilimciler, buradan yola çıkarak, Temmuz 2015’te Plüton-Charon sistemine girecek New horizons uzay aracının yeni kozmik cisimler ve halkalar keşfedebileceğini düşünüyor. Plüton sisteminin tam haritasının çıkarışması ise Güneş Sistemi’nin uzak köşesinde nasıl bir gelişim yaşandığını ortaya çıkaracak.

Gök bilimciler, ilk olarak 1978’de Charon’u keşfetmişti. Sırasıyla 2011 ve 2012’de keşfedilen S/2011 P 1 ve S/2012 P 1 uydularına ise Cerberus ve Vulcan adlarının verilmesi kararlaştırıldı. Uluslararası Astronomi Birliği (IAU) henüz resmi olarak uyduların isimlerini açıklamadı.



ntvmsnbc