Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

ABD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ABD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2013 Cuma

Ay'a ayak bastık mı



Tarih: 20 Temmuz 1969

Tüm dünya nefesini tutmuş, ekran başına kilitlenmişti. Beyazcamda o gün, insanlığın en büyük teknolojik zaferlerinden birisi izleniyordu. Neil Armstrong, Edwin "Buzz" Aldrin ve Michael Collins'ten oluşan Apollo 11 ekibi, 16 Temmuz'da başladıkları yolculuklarının sonuna gelmiş ve Ay'a ulaşmışlardı. Saat 10:56'yı gösterirken, Armstrong ve Aldrin, kendilerini Ay'a indirecek modülden inmeye başlamışlardı ve Ay'a ayak basan ilk insan Neil Armstrong'un şu sözü tarihe yazılacaktı: "Bir insan için küçük, ama insanlık için büyük bir adım." Bu adım aynı zamanda ABD'nin, uzay yarışında Sovyetler'e attığı sağlam bir gol olarak da hatırlanacaktı.




Tarih: 15 Şubat 2001

Fox TV, o gece sonradan çok tartışılacak bir program yayınladı; "Komplo Teorisi: Gerçekten Aya İndik mi?" adındaki bu programı, X-Files dizisinin aktörlerinden Mitch Pileggi sunuyordu. Bir saat süren bu yayın, Apollo'nun Ay'a inişinin NASA'nın bir düzmecesi olduğuna inanan insanlarla yapılmış röportajlardan oluşuyordu. Bu kişiler arasında özellikle Bill Kaysing'in iddiaları dikkat çekiciydi ve Kaysing elinde inişin düzmece olduğunu ispatlayacak kanıtlar olduğunu söylüyor ve bu kanıtları kamuoyuna sunuyordu. İddialar, Ay'a iniş filmlerinin Nevada Çölü'nde (tabii ki 51. Bölge'de) çekildiği, çünkü NASA'nın o günkü mevcut teknolojisinin Ay'a gidiş için yeterli olmadığı, fakat Soğuk Savaş baskısı nedeniyle böyle bir düzmece senaryo hazırlandığı yönündeydi.

Aslında Ay'a inişin düzmece olduğu iddialarının dile getirildiği ilk yayın bu değildi elbet.


1994 yılında Andrew Chaikin "A Man on the Moon" adlı kitabında bu iddiaları dile getirmişti. Ardından Uluslararası Dünya'nın Düz Olduğunu Kanıtlama Birliği Başkanı Charles K. Johnson, izlenen tüm bu olayın Hollywood stüdyolarında çekildiğini ve senaryosunun da Arthur C. Clarke tarafından yazıldığını iddia etmişti. Fakat tüm bunlardan da önce 1974'te William Kaysing'in kendi bastırdığı kitabı "We Never Went to the Moon: America's Thirty Billion Dollar Swindle", bu iddiaların ilk kez ortaya atıldığı kaynak olarak gösterilmektedir.



Ay'a inilmediğini söyleyenlerin iddialarını üç ana maddede toplayabiliriz:

- İnsanoğlu aya inmemiştir,

- NASA ve diğer kuruluşlar, fotoğraflar, video görüntüleri, telsiz konuşmaları, taş örnekleri gibi kanıtlarla oynayarak veya onları maniple ederek kamuyu aldatmaktadır,

- NASA ve diğer kuruluşlar, bu komplolarını halen sürdürmektedirler.

İddialar bu maddelerde sıralanırken, aslında iddia sahiplerinin de kendi aralarında sözbirliği ettiğini söylemek mümkün değil. Nitekim ay komplosu iddiaları da dört ana başlıkta toplanmakta:

- Toptan düzmece: Bu görüşe göre iniş programı baştan aşağı düzmeceydi. Teknoloji, henüz bu yolculuk için yetersizdi ve dünya çevresindeki radyasyon kuşağı, böyle bir seyahati imkansız kılıyordu.

- Belirli bir bölüm düzmece / İniş gerçekleşmedi: Bu iddianın sahibi Bart Sibrel'e göre Apollo 11'in, Ay'ın çevresindeki seyahati ve Ay'a inişi düzmeceydi. Apollo 11, yarı yola kadar gitmiş ve geri dönmüştü. 

- İniş gerçekleşti ama… : Dr. Brian O'Leary, NASA'nın inişe dair fotolar ve videolarda bazı oynamalar ve saptırmalar yaptığı, çünkü asıl görev esnasında çekilen resim ve videoların zarar gördüğü veya kaybolduğu hipotezini ileri sürmüştü. Komplo iddiacılarından David Percy, bu iddiayı kesin bir kanıt olarak gösterdi, ama O'Leary, bunun sadece bir hipotez olduğunu tekrarladı.

- İniş gerçekleşti, ama gizlenen şeyler var: William Brian, Ay'a inildiğini fakat astronotların Ay'da anormal şeyler bulduklarını (uzaylılar gibi) ve bu nedenle NASA'nın buluntuları gizlediğini iddia etti. Yine Phillip Lheureux, "Lights on the Moon" isimli kitabında, NASA'nın bulduklarını, diğer uluslardan gizlemek için fotoğraflarda oynama yaptığını iddia etti. 

Bu noktada şu soru akla geliyor: Peki ama neden böyle bir düzmece senaryo hazırlanmış olabilir? İddiacılara göre bunun dört temel nedeni var:

- Dikkat dağıtmak: ABD Hükümeti, halkın dikkatini Vietnam Savaşı'ndan çekmek istiyordu. (Bu iddia olayların kronolojik sırasına uymamaktadır.)

- Soğuk Savaş Prestiji: ABD, Sovyetler'e karşı girişilen uzay yarışında, Sovyetler'in Yuri Gagarin başarısından sonra geriye düşmüşlerdi ve öne geçmeleri gerekiyordu. 

- Para: NASA, bu proje için 30 milyar dolar almıştı ve karşılığında bir proje sunmaları gerekiyordu.

- Risk: Teknoloji henüz Ay'a iniş için yeterli değildi ve kimse risk almak istemiyordu, ama inilmesi gereken bir Ay da vardı.

Peki bu iddialar kamuoyunu nasıl etkilemişti? 1999'da GALLUP yaptırdığı bir araştırma, Amerikan halkının %6'sının Ay'a gidildiği konusunda şüpheleri olduğu sonucunu ortaya çıkartmıştı. 2001 yılında "Komplo Teorisi: Gerçekten Aya İndik mi?" Fox TV'de yayınlandıktan sonra yapılan araştırmada ise şüphecilerin oranı birden %20'ye fırlamıştı. NASA adına çalışan gazeteci James Oberg'in raporuna göre de, nüfusun %10'unun Ay seyahati ile ilgili şüpheleri mevcut.

Peki iddiacılar, iddialarına kanıt olarak neleri öne sürüyorlar. Şimdi onları ve bu iddialara karşı verilmiş yanıtları inceleyelim:

İddia: Bilgiler kayıp!

Uçuşa dair planlar, çizimler, makinelerin taslakları, kayıt kasetleri, Ay üzerinde yürüyüşün yüksek kalitede kaydı, diğer beş uçuşa dair tüm kayıtlar ve Apollo 11 görevini doğrulayacak kilit belgelerin hepsi kayıp!

1) NASA arşivcisi Dr. David Williams ve Apollo 11 uçuş direktörü Gene Kranz, Apollo 11'in telemetri (uçuşa dair verilerin depolandığı sistem) data kasetlerinin kaybolduğunu doğruladılar. Komplo iddiacıları da, bu açıklamayı iddialarına kanıt olarak gösterdiler ve o kasetlerin hiç var olmadığını söylediler.

2) Komplo iddiacılar, Apollo iniş modülü ve diğer ekipmanların çizim taslaklarının kayıp olduğunu ileri sürüyorlar.

3) Bart Sibrel, NASA'da araştırma yaparken inanılmaz bir kaset bulduğunu ve bu kasetin dünyaya verilen kurgulu yayının 10 saniye öncesinde olanları gösterdiğini ve üç astronotunda sürekli tekrarlar yaptığını söylüyor. Bu kasetin sahtekarlığın kanıtı olduğunu ileri sürüyor. 

Bu iddialara yanıtlar:

1) Cosmos Dergisi'ne göre bu kasetler, 1 Kasım 2006'da Avustralya'da Curtin Teknik Üniversitesi'nde bulundular. (Kaynak: http://www.cosmosmagazine.com/node/818)

2) NASA, çizimlerinin kayıp olduğu iddia edilen araçların, Apollo 11 görevinde kullanılmadığını söylüyor.

3) Bu kasette olanlar, astronotların canlı yayın öncesinde yaptıkları yayına hazırlıkları gösteriyor aslında. (Tıpkı bir spikerin canlı yayına çıkmadan yaptığı hazırlıklar gibi.)

İddia: Fotoğraflar ve filmler sahte!

1) Ayda çekilen fotoğrafların görüntü kalitesi "anormal" derecede yüksek.

2) Fotoğraflarda hiç yıldız yok.

3) Resimlerdeki ışığın ve gölgelerin renkleri ve açıları tutarsız.

4) Avustralya'dan Una Ronald takma adlı bir kişi resimlerin birinde bir cola kutusu gördüğünü iddia etti.

5) Bazı fotoğraflarda, -sanki çok yoğun bir ışık kaynağı veya spot varmışçasına- yoğun ışık ihtiva eden bölgeler mevcut.


Bu iddialara yanıtlar:

1) Yanlış. Ayda çekilen düşük kalitede birçok resim var ama NASA aralarından en iyilerini seçip kamuya sundu.

2) Güneş ışığı mevcut olduğu ve kameraların ayarı gündüz çekimine göre ayarlandığı için resimlerde yıldız yok.

3) Bu tutarsızlığın nedenleri: Ay'ın yüzeyinin pürüzlü oluşu, geniş kamera açışının kullanımından oluşan dengesizlik ve Dünya'dan yansıyan ışık.

4) Böyle bir iddia doğrulanmadı. Una Ronald'ın var olduğunu söyleyen sadece tek bir kaynak var.

5) Ay üzerindeki tozlar, ışığı, tıpkı sokak lambalarının veya ıslak çimin yansıttığı gibi yansıtma özelliğine sahip ve resimlerdeki bu yoğun ışık bölgelerini oluşturuyorlar.



İddia: Radyasyon ve ısıya dayanamazlardı!

1)Astronotlar, Van Allen radyasyon kuşağına (Dünya'nın çevresinde yer alan kuşak) ve uzaydaki radyasyona dayanamazlardı.

2) Kameralardaki filmler, radyasyon nedeniyle bozulmuşlardı. (Görüntü sislenmişti.)

3) Ay'ın yüzeyi, gündüz vakti o kadar sıcaktır ki kameradaki filmin eritir.

Bu iddialara yanıtlar:

1) Astronotlar, bu kuşakta 30 dakika kadar kaldılar ve kuşakları bulan Dr. Van Allen bile bu kuşakların söylendiği kadar tehlikeli olmadığını ve radyasyon etkisini minimize edecek teknolojiye sahip olunduğunu söyledi. Keza uzaya giden astronotlarda görülen en temel problem, radyasyondan dolayı gözlerinden katarak oluşumunun ilk evrelerinin görülmesi ki 36 Apollo astronotunun 33'ünde bu oluşuma rastlanmış. Bu da ayrıca Ay'a gidildiğine kanıt olarak gösterilebilir.

2) Filmler, radyoaktif etkiye karşı özel korumalı metal kutularda taşındılar ve söylenildiği gibi bir bozulma gerçekleşmedi.

3) Ay'ın, söylenildiği ısının oluşumuna uygun bir atmosferi yoktur.

İddia: Açıklanamaz mekanik durumlar mevcut!

1) İniş nedeniyle neden krater oluşmadı?

2) Mekiğe dönüş esnasında ay modülünün kalkış roketleri, neden görülebilir bir alev çıkartmadı?

3) Ay'dan getirildiği iddia edilen taşlar, neden Antartika'da bulunan taşlara benziyor?

4) Ay'a dikilen bayrak, Ay'da rüzgar olmamasına rağmen nasıl oluyor da dalgalanıyor?

5) Daha genel teknik bir iddia ise şu: Uzay yarışı esnasında ilkleri hep Ruslar başarmışken, Ay'a nasıl oldu da Amerikalılar gitti.

Bu iddialara yanıtlar:

1) Zaten krater oluşumu beklenmiyordu. İniş motorunun gücü, modül daha çok yukarıda iken iyice düşürülmüştü ve egzozdan krater oluşturacak kadar güçlü bir atım çıkmıyordu.

2) Roketler, özel bir yakıt kullanıyorlardı ve bu yakıtın özelliği, görünebilen bir alev çıkartmamasıydı.

3) Kimyasal analizler, Ay'dan getirilen taşların yapılarının farklı olduğunu ortaya koydu. Yine Apollo'nun Ay'dan getirdiği toprak örnekleri, Rusların elindeki toprak örnekleriyle karşılaştırıldığında, aralarında fark olmadığı görüldü.

4) Evet, Ay'da rüzgar ya da hava yok, ama bayrak dikilirken bir hareket var ve bu hareket nedeniyle de bayrakta o dalgalanma gerçekleşiyor. Zaten bayrağın hareket nedeniyle dalgalanmasının 30 dakika kadar sürdüğü ve sonrasında öylece hareketsiz kaldığını gösteren bir video da mevcut.

5) Ruslar, ilkleri başardılar, ama Amerikalılar ile aralarında teknolojik açıdan büyük bir fark yoktu. Rusların gerçekleştirdiği her ilki, Amerikalılar birkaç hafta veya ay sonra tekrarlıyorlardı. Ay'a yolculuk, ABD'nin, sürekli dibinden takip ettiği Rusları virajda yakalayıp önüne geçişinin göstergesiydi.














13 Kasım 2011 Pazar

Facebook'ta 30 milyon olduk!

Facebook



"Bu haber Facebook kullanıcıları için büyük önem arz ediyor"


  Bilgisayarakıllı cep telefonu, hatta TV'den milyonlarca kişiye yayın yapma olanağı sağlayan Facebook, en çok baktığımız ekran oldu. Toplam kullanıcısayısında dünya 5'incisi olan Türkiye'de 30.5 milyon Facebook üyesi var. 70 dilde 800 milyon kullanıcıya sahip Facebook, reklam ekranı olarak şirketlerin de hedefinde. Google aramalarında artık Facebook'ta herkese açık yazı ve resimler de görünür hale gelecek. Yani Facebook'ta güvenlik ayarı yapmak daha büyük önem kazanıyor. 

13 YAŞ ALTINA YASAK 
Yaşı küçük kullanıcıların sebep olduğu hatalar nedeniyle aileleri polis ve davalarla uğraşmak zorunda kalıyor. Türkiye'de Facebook kullanıcılarının önemli bir bölümünü 18 yaşından küçük öğrenciler oluşturuyor. ABD'de 13 yaşından küçüklerin Facebook kullanımı yasak. Türkiye'de ise yasal bir yaş sınırı yok. Bu durum ailenin onayı olmasa da çocukların birçoğunun yanlış bilgi vererek Facebook'a üye olmasına neden oluyor Kişisel mahremiyet ihlali, arkadaşlarını aşağılayan ifade ve fotoğraflar yüzünden onlarca çocuk sorun yaşıyor. Aileyle ilgili bilgileri paylaştığının farkında olmayan çocukların ebeveynleri uzun süren mahkemelerle uğraşmak zorunda kalıyor. 

KİŞİSEL BİLGİLERİ SAKLAYIN
Her Facebook kullanıcısının ortalama 130 arkadaşı var. Facebook'ta her kullanıcıya açık bilgiler Google tarafından görüntülenince hiç bir şey gizli kalmıyor. Bu yüzden yüklediğiniz resim, video ve yazıları kiminle paylaşacağınıza karar verirken dikkat edin. Konum bilginizi paylaşmayın. Asla arkadaşlarınızın onayını almadan video ve fotoğraflar yayınlamayın.

FACEBOOK'TA EN ÇOK YAPILAN 5 GÜVENLİK HATASI 

 KAPI AÇIK KALDI: Facebook sayfanızı kendi bilgisayarınızda veya başkasının bilgisayarında kullandıktan sonra sadece internet tarayıcıyı kapatarak çıkmayın. Bunu yaparsanız kapıyı açık bırakarak evden ayrılmış gibi olursunuz. Mutlaka "çıkış yap" tuşunu tıklayıp hesabı kapatın. 

 EVDE YOKUM: Her gittiğiniz yerde bilgi verip arkadaşlarınızla paylaşmak isterken evde olmadığınızın bilgisini hırsızlara da vermeyin! Hemen kişisel ayarlardan konum bilgisini (disable) hale getirin. 

 GİZLİ FOTOĞRAFLAR: Her fotoğrafınızın aile bireyleri veya iş arkadaşlarınız tarafından görülmesini istemiyorsanız hem sizin hem de arkadaşlarınızın fotoğraflarının sadece limitli kişiler tarafından görülmesini sağlayın. 

 HER ŞEYİ TIKLAMA: Duvarınıza eklenen her şeyi tıklayıp kaldırmaya kalkmayın. Bazen truva atı yazılımları kişisel veya grup hesabınızı ele geçirmek için tahrik edici bir link olarak tanımlanmış olabilir. 

 GİZLİ HESABINIZ OLSUN: Facebook hesabınızın ele geçirilmemesi için de mutlaka ikincil bir e-posta adresi tanımlayın. Eğer grup yöneticisiyseniz, gizli yönetici atayın! 

TV EKRANINA DA SOSYAL AĞLAR KONDU 
Akılı televizyon serileri ile internet evlenince Facebook ve YouTube gibi sosyal paylaşım ağları da ekrana taşındı. Kablosuz ağlar konusunda uzman AirTies firması da hem yurtiçi hem de yurtdışındaki telekom operatörleri ile işbirliği yaparak televizyon ekranlarından video hizmetleri de sunuyor. AirTies Ürün Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tuncay Çil, Türkiye'de çok kaliteli mühendisler olduğunu belirterek, Facebook, Twitter ve YouTube gibi sosyal ağlara TV ekranından bağlanmayı sağlayacak cihazları üreteceklerini söyledi. Çil, telekom operatörleri ile işbirliği yaparak uzman oldukları internet tabanlı yeni cihazlar tasarlamak istediklerini dile getirdi. 




10 Kasım 2011 Perşembe

Rus uzay aracı serseri mayına dönüştü!

Rus uzay aracı



                       'Dikkat uzay aracı düşebilir!'


  Dünya, bir türlü gök taşı ve hizmet dışı kalan uyduların tehdidinden kurtulamıyor. Mars’a gönderilmek için fırlatılan ancak atmosferde sıkışan Rus uzay aracı Phobos-Ground'un Dünya’ya bugüne kadar en büyük tehdidi oluşturan insan yapımı araç haline gelebileceği uyarısı yapıldı.


ABD’nin UARS ve Almanya’nın ROSAT uydularının geçtiğimiz haftalarda parçalanarak yeryüzüne düşmesinin ardından, Salı gecesi 2005 YU55 göktaşı Dünya’ya çok yakın bir mesafeden geçti.

En son tehdit ise Salı günü fırlatılan ancak ateşleyicileri devreye girmediği için atmosferde sıkışıp kalan Rus uzay aracı Phobos-Ground.


Salı günü TSİ 11.16’da fırlatılan ve Mars’ın iki uydusundan biri olan Phobos’u incelemek için tasarlanan Phobos-Ground, Çarşamba günü yaşanan teknik arızadan dolayı atmosferden çıkamadı ve rotasından saptı. Rus yetkililer, uzay aracının motorlarının devreye girmesi için üç günlük süreleri olduğunu belirtmişti. Eğer bu süre zarfında teknik sorun giderilmezse, son derece zehirli yakıt taşıyan Phobos-Ground Dünya’ya çakılabilir.


ABD Uzay ve Savunma Bakanlığı, Mars yolculuğunun hemen başında yolunu şaşıran uzay aracını takip ettiklerini belirtirken, Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Phobos-Ground’un en fazla iki hafta içinde Dünya’ya çakılabileceği uyarısında bulundu.


“DÜNYA’YA EN BÜYÜK TEHDİT”
Rus uzay programında yer alan ABD’li bir uzman, “Phobos-Ground’un bugüne dek Dünya’ya en büyük tehdidi oluşturan insan yapımı araç olabileceğini” belirtti.  Bazı ABD’li yetkililer ise uzay aracının düşmeye başlaması halinde taşıdığı yakıtın atmosferin üst katmanlarında infilak edeceğini öne sürüyor.

NASA enkaz uzmanı Nicholas Johnson, Phobos-Ground’un şimdiden alçalmaya başladığı uyarısında bulundu.  Johnson, uzay aracının düşmesinin iki haftadan önce olmayacağını tahmin ettiklerini söyledi.

İKİ MOTOR DA ÇALIŞMIYOR
170 milyon dolara mal olan insansız Phobos-Ground uzay aracı, Salı gecesi Kazakistan’ın Baykonur üssünden Zenit-2 roketiyle fırlatıldı. Fırlatmadan 11 dakika sonra uzay aracı roketten ayrıldı ancak o esnada devreye girmesi gereken iki motor da çalışması.

Rusya Federal Uzay Ajansı, uzay aracının bilgisayar programının bataryaları boşalmadan üç gün içinde tekrar çalıştırılabileceğini belirtmişti. Sonradan yapılan açıklamada, Phobos-Ground’un güç kaynaklarının Dünya’nın etrafında iki hafta boyunca tur atmasına yeteceği ifade edildi.

14.6 ton ağırlığındaki uzay aracının 11 tonu yakıttan oluşuyor. NASA yetkilisi Johnson, uzay aracının düşmeye başlaması halinde yakıtın donup donmadığının önemli olacağını belirtti. Eğer yakıt sıvı halde kalırsa, Phobos-Ground’un yerden 80 klinometre yükseklikte infilak etmesi bekleniyor.

Eğer Ruslar uzay aracının motorlarını çalıştırabilir ve rotasına sokarsa, Phobos-Ground’un Eylül 2012’de Mars’a ulaşması ve Şubat 2013’te ise Phobos’a inmesi bekleniyor. Kızıl Gezegen’in uydusundan 200 gr numune toplaması amaçlanan Phobos-Ground, görevinde başarılı olabilirse Ağustos 2014’te Dünya’ya dönecek.





4 Kasım 2011 Cuma

Yaşlanmayı durdurdular!

Yaşlanmayı durdurdular






Amerikalı bilim insanları laboratuvar ortamında yaşlanmaya neden olan hücre faaliyetlerini kısmen de olsa durdurmayı başardı.


  ABD'de bilim adamları, laboratuvar ortamında fareler üzerinde yaptıkları deneylerde kırışıklıklar, kas kaybı ve katarakt gibi yaşlanma belirtilerini ertelemeyi, hatta ortadan kaldırmayı başardılar.
"Nature" adlı dergide yayımlanan araştırmaya göre bilim adamları, bölünerek yeni hücreler oluşturmayı durduran atıl durumdaki hücreleri yok ettiler.
"Yaşlanan hücreler" olarak adlandırılan bu hücreler, bağışıklık sistemi tarafından dışlanıyor ve sayıları, zaman içinde giderek artıyor.

Bu hücreler, yaşlı insanlarda tüm hücrelerin yaklaşık yüzde 10'unu oluşturuyor.
Mayo Klinik'te yapılan araştırmada bilim adamları, genetik değişime uğratılmış farelerde tüm yaşlı hücreleri yok etmeyi başardılar.
Daha sonra farelerde yaşlanmanın üç önemli belirtisine bakıldı: Gözlerde katarakt oluşması, kas dokusunun zayıflaması ve ciltte kırışıklıkların oluşması.
Yaşlanan hücrelerin yok edildiği farelerde bu belirtiler, dikkat çekici bir biçimde yavaşladı. Yaşlanmış farelere aynı tedavi uygulandığında ise kaslarda önemli bir düzelme görüldü.
Araştırmanın sonuçları, insanlarda yaşlanmanın belirtilerinin yavaşlatılması ya da tamamen ortadan kaldırılması ile ilgili umutları yeniden alevlendirdi.
 Bilim adamları, yaşlanan hücreleri devre dışı bırakması için bağışıklık sisteminin uyarılabileceğini ya da ürettikleri özel protein sayesinde sadece yaşlanan hücreleri hedef alan bir ilaç geliştirilebileceğini söyledi.










30 Ekim 2011 Pazar

Dinazorlar da kuşlar gibi göçüyormuş!

Dinozor


"Dinazorların da kuşlar ve hayvanlar gibi gibi göç ettiği ortaya çıktı."



 ABD'de Colorado Üniversitesi'nden bilim insanlarının araştırmalarında ilk kez dinozorların kuşlar gibi göç ettiği ortaya çıkarıldı. 


Camarasaurus dinozorlarının yazın sulu yerlerde yaşadığını belirten uzmanlar kurak mevsimlerde su bulmak için göç ettiklerini belirledi. 

Dinozorların dişlerini inceleyerek bu tespiti yaptıklarını söyleyen bilim insanları dişlerdeki oksijenin incelenmesi sonucu bir veriye ulaştıklarını kaydetti. Dişlerdeki radyoaktif izotopların incelenmesi sonucunda ilk kez böyle bir veriye ulaştıklarını söyleyen bilim insanları dinozorların da göç eden diğer hayvanlara benzer bir yol izlediklerini belirtti. 



"Kaynak: http://haber.ekolay.net"

26 Ekim 2011 Çarşamba

'Sansür'cü ülkelerde ilk 10'a girdik!..

Google


"Teknoloji devi Google, sansürcü ülkeleri açıkladı. Türkiye; en çok içerik yasaklanmasını isteyen 8. ülke oldu."
    Google’ın 6 aylık dönem şeffaflık raporuna göre, ABD yönetimi ve polisinden videoların kaldırılması yönünde gelen taleplerde yüzde 70 oranında artış meydana geldi.

İlk kez yayımlanan rakamlar, polisin barbarca davrandığını gösteren videoların kaldırılması için Google’ın ABD polisinden gelen baskılara maruz kaldığını gösterdi.

Raporda Google’un bu talepleri reddettiği de görülüyor.

ABD yönetimi ve polisinden videoların kaldırılması için gelen taleplerin yüzde 70 artış göstermesi dünyada internet sansürüne dikkat çekmek amacıyla yayımlandı.

Rakamlar ayrıca ABD’nin bu yılın ocak ve haziran ayları arasında 11 binin üzerinde Google kullanıcısı hakkında özel bilgi talep ettiğini gösterdi.

ABD’nin kullanıcılar hakkında özel bilgi taleplerinin sayısı, aralarında Türkiye, İngiltere ve Rusya’nın da bulunduğu 25 ülkenin toplamından daha fazla oldu.

Devletler bu yılın ilk yarısında 25 bin 440 kişi hakkında özel bilgi istedi. Bu taleplerin 11 bin 57’si ABD’den gelirken, Türkiye 74 kişi hakkında özel bilgi talep etti.

Google, Türkiye’de mahkeme kararı ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu’ndan gelen talepler doğrultusunda siyasilerin özel yaşamları ile ilgili bazı videoların kaldırıldığını da duyurdu.

Rapora göre bu yılın birinci yarısında en çok içerik yasaklanmasını isteyen ülke Brezilya oldu. Brezilya’yı Almanya, ABD ve Güney Kore izledi. Türkiye ise en çok içerik yasaklanmasını isteyen 8. ülke oldu.

Bu yılın ilk yarısında YouTube’da içerik yasaklanmasını talep eden ülkeler:
1-Brezilya.......... 224
2-Almanya........ 125
3-ABD................. 92
4-Güney Kore..... 88
5-Tayvan............. 69
6-Hindistan..........68
7-İngiltere............ 65
8-Türkiye............. 39

16 Ekim 2011 Pazar

Uzaya 90 saniyede ulaştı!


Qu8k'
 
   "Qu8k' adlı bir grup amatör girişimcinin geliştirdiği roket, yaklaşık saatte 3 bin 516 kilometre hızla 90 saniye sonra uzaya ulaşırken bu anları saniye saniye de kaydetti."

       ABD’nin Nevada eyaletinde, kendilerine ‘Qu8k’ adını veren bir grup amatör girişimcinin geliştirdiği roket, yaklaşık 90 saniyede 121 bin feet (36,8 kilometre) yükseldi. Roketin üzerine takılan yüksek çözünürlüklü kamera, her anı saniye saniye kaydetti.

       Fırlatma işlemi, 30 Eylül’de Black Rock Çölü’nde yapıldı. Qu8k’in, 5 bin dolar ödüllü amatör roket yarışması ‘Carmack Challenge’ için ürettiği 8 metre uzunluğundaki ve 145 kilogram ağırlığındaki roket, 1,8 tonluk itiş gücü sağlayarak hızla gökyüzüne yükseldi.
8 saniyede 3 kilometre ilerleyen roket, saatte 3 bin 516 kilometre hızla 90 saniye sonra uzaya ulaştı. Üzerindeki kamera ile bir süre çevresini görüntülemesinin ardından alçalmaya başlayan roket, paraşütünü açtıktan 8 buçuk dakika sonra fırlatıldığı yerin 5 kilometre uzağında yere indi.
       Video paylaşım sitelerinde kısa zamanda binlerce kişinin izlediği görüntülerde, roketin inanılmaz bir hızla yükselişi, ufka doğru uzanan Black Rock Çölü ve uzay boşluğu yer alıyor. Qu8k üyeleri, roketin bütün parçalarının yeni bir fırlatma için hazır olduğunu belirtti. Yarışmanın sonucu, önümüzdeki haftalarda açıklanacak. Video,  fırlatış anı: